 |
Mahmut
Özturan ile Felsefe Sohbetleri |
SANAT YAZILARIM |
|
|
|
SANAT VE FELSEFE
Sanat’a düşünsel bir yaklaşım..
Sanat, bir duygunun, tasarının, ya da güzelliğin anlatımında
kullanılan yöntemlerin tamamı, veya, bu anlatım sonucunda
ortaya çıkan üstün yaratıcılık olarak tanımlanır. Etimolojik
yaklaşımda ise sanat; insanların nesnel gerçekliği, estetiksel
biçimde yeniden yaratması ve bunu yapabilme yeteneğidir.
Kısaca sanat, insanla, nesnel gerçekçilik arasındaki estetik
ilişkidir.
Tarihsel süreçte sanatın ne olduğu üzerine pek çok kurgular
oluşturulmuşsa da bunların en önemlisi, Platon-Aristotales’in
güzellik felsefelerine dayanan “öykünmeli sanat”dır. Sanat,
bir öykünme (taklit)dir. Aristoteles’e göre sanat, gerçeğin
öykünmesidir ve üç etkisi vardır: eğlendirir, eğitir,
arıtır. Bu anlayış, 18.yy’da Rousseau ile “anlatımlı sanat”a
dönüşür.Bu anlayışta önemli olan güzellik değil, duygusal
taşkınlıktır. Daha sonraları anlatımlı sanat da yerini
“biçimsel sanat” a bırakır. Bu anlayışa göre de sanat,
bir biçimdir. Günümüzde ise sanatı, bilinçaltı duygu ve
düşüncelerinin ürünü olarak gören akımlar türemiştir(1).
Aslında sanat; nesnel gerçekliğin, insan bilincinde estetiksel
imgeler halinde yansımasıdır. Sanatın özü, içerik ve biçimdir;
içeriksiz biçim olamayacağı gibi, biçimsiz içerik de olamaz(2).
Sanat-yaşam ayırımı yapılamaz. Sanatçının yaptığı şey,
durumları belli sınırlar içinde göstermek; sayısız olaylar,
ya da olabilecek olaylar arasından en önemlilerini çekip
çıkararak, onlara yeni boyutlar kazandırarak değerlerini
belirtmek; başka insanların da onların anlamlarını görebilmesini
sağlamaktır(3). Sanat, bakış açınıza ve iç dünyanızın
sorunsuzluğuna göre yaşamın ta kendisi olabilir. İnsanı
ve yaşamını konu alan hiçbir olgu ve kavram, felsefenin
sınırları dışında kalamadığına göre, sanat ve felsefenin
içiçeliği bir gerçektir ve sonuç olarak felsefe “düşünebilmek
sanatı” dır. Düşünmek, her olgunun, her bilginin, her
varoluşun temelindeki tek gerçektir. İnsanı insan yapan,
düşünsel varlığıdır. Düşünsel varlığıyla insan, insan
sayısı kadar yorum ve düşünce sistemi yaklaşım biçimleri
sergiler. İnsanın düşünsel yaşamındaki her evre, uygun
bir atmosfer oluşturulabildiğinde, sanata bir adım mesafede
yer alır. Bu bir adımlık mesafe, bireyin iç dünyasındaki
düşünsel gözlemciliğin güçlülük ölçüsüne bağlıdır. Düşünsel
gözlemcilik ise bireylerin, yaşamlarında, genlerinde taşıdıkları
yaşamsal pozitif enerjinin etkisi ve çevresel etkenlerin
katkısıyla oluşturdukları soyut kavramları irdeleme yetileriyle
düşünmeleri ve sonuçlarını nesnel bir biçimde diğer insanlara
sunabilmeleridir. Çünkü düşünsel gözlemciliğin sonunda
nesnel bir sonuç elde etme ve ortaya koyma beklenir. Bu,
ortaya nesnel bir sonuç koyabilme edimi ise, işte o, sanata
bir adımlık mesafenin somut sonucudur.
Düşünceyi, düşüncenin üç büyük formunu, sanat, bilim ve
felsefeyi tanımlayan şey, her zaman kaosla kapışmak, bir
düzlem çizmek, kaosun üzerine bir düzlem çekmektir. Ama
felsefe, tutarlılık vererek sonsuzu kurtarmak ister: kavramsal
kişiliklerin edimiyle, olayları ya da tutarlı kavramları
sonsuza taşıyacak bir içkinlik düzlemi çizer. Sanat ise,
sonsuzu yeniden veren sonluyu yaratmak ister: estetik
figürlerin edimiyle, bileşik duyumları taşıyan bir kompozisyon
düzlemi çizer. Bu üç düşünce biçimi, bireşim ve özdeşleşim
olmaksızın kesişir, içiçe girer. Felsefe kavramlarıyla
olaylar çıkartır, sanat duyumlarıyla anıtlar diker, bilim
de fonksiyonlarıyla şeylerin durumlarını kurar ve düzenler(4)
Franz Kafka, “sanatçı anlatış, iç dünyanın dışa nesnelleşmesidir,
bu ise görünmez evreni görünür kılmaktır” derken, sanatı,
felsefenin temellerinden düşünsel boyut irdelemesiyle
bireyin soyutu somutlaştırma çabalarının nesnel sonucu
olarak alır. Bireyin içsel değer ve algılanımlarını dışa
vurabilme yetisi, sanatın oluşumunda temel bir gerekliliktir.
Bir sanat yapıtının felsefi evresi, sanatçının düşünsel
değerlerinin zenginliği ölçüsünde yapıtın değerine de
yansıyarak oluşacak olan bu pozitif etkileşim, yapıtın
bir “sanat yapıtı”, bir “değer” olmasına olanak sağlayacaktır.
Mahmut Özturan
Ocak, 2002
Kaynakça:
1. Felsefe Sözlüğü (O. Hançerlioğlu)
2. Kant Estetiği (Taylan Altuğ)
3 . Sanata felsefeyle bakmak (Ioanna Kuçuradi)
4 . Felsefe Nedir? (G.Delueze-F.Guattari)
|
|
|
|
©
2010 felsefem.net. Sitedeki yazılar, 5846 sayılı T.C. Fikir ve Sanat
Eserleri Kanunu'nun koruması altındadır, izinsiz kullanılamaz.
|
|
 |